Osmanlı zamanında da ezan Türkçe okunmuştu

Din istismarcılarının, siyasal islamcı ve Atatürk düşmanlarının her zaman ileri sürdüğü tez ”Atatürk devrimlerinin islam karşıtı olduğu” ve Cumhuriyetin ”dinsizlik rejimi” olduğudur. Hatta bu konuda o kadar iler gidiyorlar ki İngilizlerin bizi dinden uzaklaştırmak için Cumhuriyeti kurdurduğu, aslında kurtuluş savaşının hiç olmadığını tek amaçlarının islamı yok etmek olduğu iddiasını bile söylüyorlar. Bunun tek nedeni şeriat megalomanlığıdır. Bu hastalıklı ruh hali tüm Atatürk düşmanı şeriatçı kesimde vardır. Onlara göre islam o kadar mükemmel bir dindir ki müslüman olmayan herkes islamı kıskanır tehlikeli görür yok etmek ister. Sanırsın ki dünyanın en güçlü ülkeleri müslüman ülkeler ve bu gücün temelinde islam  var bu yüzden tüm dünya islamı elimizden alıp bizi güçsüz bırakmak istiyor.  Ne kadar mantıklı bilimsel bir tarih tezi değil mi?

 

 

Atatürk düşmanı tayfanın istismar ettiği konulardan birisi de Türkçe ezan konusudur. Yobaz tezine göre Atatürk din düşmanı olduğu için ezanı Türkçeye çevirmiştir.  Bazen daha da abartıp şöyle bir iddia ortaya atıyorlar. Atatürk ezanı Türkçeye çevirirken ”felah” kelimesine dokunmamış. Bilin bakalım neden? Efendim felahın anlamı kurtuluş demekmiş eğer ”haydi kurtuluşa” diye okunursa insanlar kurtuluşu namazda görüp camiye gidermiş. Atatürk bunu istemediği için ”felah” kelimesine dokunmamış. Şaka sanıyorsunuz değil mi? Şaka gibi ama gerçek. İnanmıyor musunuz? Buyrun izleyin o zaman

 

http://www.youtube.com/watch?v=X58DP2YpGi4

 

Ne kadar güzel bir video değil mi? Gizemli bir hava katmak için gerilimli bir müzik.  Neden çevrilmemiş biliyor musunuz? diye bir soru ve müthiş final. Bunu izleyince hemen aydınlandınız değil mi? Meğer bizi nasıl uyutmuşlar :)

 

 

Bu saçmalıkları bir kenara bırakıp konuya dönelim. Öncelikle ezan ne demektir sorusundan başlayalım. Ezan duyuru demektir. Hz. Muhammed zamanında müslümanları namaza çağırmak için nasıl bir çağrı yapılması konusu düşünülmüştür. Önce boruyla çağırmayı teklif edenler olmuş reddedilmiş sonra hristiyanlar gibi çan sesiyle çağrılmasını teklif edenler olmuş reddedilmiş ve sonunda Hz Muhammed,  Hz. Ömer ve Abdullah bin Zeyd’in görüşünü kabul edip  insan sesi üzerinde karar kılmıştır. İlk ezanı ise Etiyopyalı Bilal Habeşi okumuştur. İlk ezanı Bilal’in okuması manidardır. Yıllardır köle olarak satılan bir siyahi  müslümanları namaza çağırmıştır.

 

 

Görüldüğü gibi Ezanın ortaya çıkışı tamamen ”ihtiyaç”tır. Herhangi bir ayet ya da ibadet değildir. Müslümanları namaza çağırmak için Hz. Muhammed’in çevresiyle görüşüp karar verdiği bir meseledir. O günün koşullarında bulunan bir çözümdür. Ezan konusuna bu açıdan bakmazsak hiçbir zaman doğru bir tartışma yapamayız. Ezanın bir ibadet olmadığını, bir çağrı olduğunu ve tamamen dünyevi bir metin olduğunu unutmamak gerekir.

 

 

Ezanın tarihçesini ve dini değerini kısaca anlattıktan sonra şu soruyu sormak istiyorum. Ezan ilk kez Cumhuriyet zamanında mı Türkçe okunmuştur?  Cumhuriyetten önce Ezanın türkçeleştirilmesi düşünülmemiş midir? Türkçe Ezanı ilk kez Atatürk mü düşünmüştür?  Şunu bilmeliyiz ki Cumhuriyet zamanında yapılan devrimlerin kökleri Osmanlıya dayanır. Hiçbir devrim bir kaç yılda bir anda ya da bir günde yapılmamıştır. Tüm devrimler 100 yıllık meselelerin bir sonucudur. Cumhuriyetin başarısı Osmanlı zamanında düşünülen tartışılan devrimleri hayata geçirme cesareti ve başarısı göstermesidir. Atatürk bu devrimleri gökten vahiy inmiş gibi gerçekleştirmedi. Kendisi de Osmanlı’nın son dönem kuşağının bir bireyiydi ve döneminin tartışmalarına herkes gibi kafa yordu düşündü. Cumhuriyet zamanında da bunları gerçekleştirdi. Atatürk devrimlerini konuşurken bunu unutmamalıyız. Yok efendim bir gecede cahil bırakıldık gibi palavralar artık çok güdük kalıyor. İnsanlar yavaş yavaş gerçekleri öğreniyor.

 

 

İlk Türkçe ezan tartışmaları 19. yüzyılda tanzimat sonrası yapılmıştır. Tanzimat döneminin Osmanlı aydını her konuda olduğu gibi ezan konusunda da kafa yormuş ve ezanın Türkçeleştirilmesi konusunu tartışmıştır. Bu tartışmanın önemli isimlerinden biri batılılaşma öncülerinden Ali Suavidir.

 

II. Abdülhamit tarafından Galatasaray Mektebi Sutanisi Müdür­lüğüne getirilen Ali Suavi bu dönemde Beyazıt ve Ayasofya camilerinin kürsülerinden halka halkın diliyle onların anlayacağı şekilde hutbeler okumuştur. Ali Suavi her zaman Türkçenin özgürleştirilmesini savunmuştur.yayımlamakta olduğu “Ulûm” gazetesinde (2 ve 3 ncü sayılarında) “Lisan ve hatt-ı Turkî” adlı etüdünde, Müslümanlara göre en mükemmel dil sayılan Arapçayı eleştirmiştir . Dil konusunda  hutbelerin, namaz surelerinin Türkçeleştirilmesi gerektiğini hatta Türkçe namaz bile kılınabileceğini savunmuştur.  Bu konuda İmamı Azam Ebu Hanife’nin her milletin kuranı kendi diline tercüme ederek ibadet edebileceği fetvasını delil olarak göstermiştir.

 

 

Bir şeriat devleti olduğu söylenen Osmanlı zamanında ezanın, hutbenin hatta namazın bile Türkçeleştirilmesi gerektiğini savunulmuş, tartışılmış, düşünülmüştür.  Ezanın Türkçeleştirilmesi sadece düşüncede kalmamış uygulamaya da konulmuştur. Yanlış duymadınız. İlk Türkçe ezan Osmanlı zamanında okunmuştur. 1885 yılında İstanbul’u ziyaret eden Macar edebiyatçı  İgnaz Kunoş 1926 yılında İstanbul Üniversitesinde verdiği konferansta ilk Türkçe ezanın Osmanlı zamanında okunduğunu şu şekilde ifade etmiştir:

 

“Gel Şehzadebaşı’ndakı sakin kahveler. Direklerarasındaki kıraathaneler… Biri söylerse öbürü dinler. Akşam da oldu ikindi, mumlar şamdanlara dikildi. Şerefeye çıkmış müezzinler, Kıble tarafına dönüp ellerini yüzlerine örtüp ince ince ezan okumaya başladılar: Yoktur tapacak, Çalabdır ancak.” ( Başgöz, İlhan (1998). “Türkçe ezan”, Türkiye’de Laikliğin Sosyal ve Kültürel Kökleri (Türkçe dilinde), 45, Bilanço Yayıncılık. ISBN 9789751028143)

 

Ali Suavi’den sonra Türkçe ezan tartışmaları II nci Meşrutiyetle ortaya çıkan “Türk­çülük” akımıyla da desteklendi. Devrin yazarları Türkçe’nin özleş­tirilmesinin gerekliliği ve önemini ortaya çıkarmaya çalışıyorlardı.  Bu yazarlardan birisi de Ziya Gökalptir. Halkın ezanı ve kuranı anlayamadığını ve dinin Türkçeleştirilmesini savunuyordu. Bu görüşüne ”dini Türkçülük” adı verdi. Vatan şiirinde ezanın Türkçeleşmesi gerektiğini  şöyle dile getirmiştir:

 

 

“Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur.

Köylü anlar manasını namazdaki duanın

Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kuran okunur

Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın

Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın.”

 

Türkçe ezan tartışmaları II. Meşrutiyetten sonra da devam etmiştir. İttihatçıların mollalığını yapan Mehmed Ubeydullah Efendi, Talat Paşa’dan  Türkçe namaz kıldırmak için izin istemiş fakat Talat paşa halkın henüz buna hazır olmadığını söyleyip reddetmiştir. Yine de bu dönemde boş durulmamış kuran önce dergilerde daha sonra da kitap olarak Türkçe basılmıştır.

 

Ezanın ve dinin Türkçeleşmesini ve kuranın anlayarak okunmasını, önemli olanın kuranın manasını anlamak olduğunu savunanlardan biri de İstiklal marşının şairi Mehmet Akiftir. Yobaz kesimin zaman zaman istismar ettiği ve sözde Atatürk düşmanı gibi göstermeye çalıştığı Mehmet Akif gerçekte bir aydın Müslüman ve vatanseverdir. Mehmet Akif kuranın manasını anlamanın önemli olduğunu bir şiirinde şu şekilde ifade etmiştir

 

Çünkü biz bilmiyoruz dini.Evet, bilseydik,

Çare yok, gösteremezdik bu kadar sersemlik.  

“Böyle gördük dedemizden!” diye izmihlali  

Boylayan bir sürü milletlerin olsun hali,  

İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de!   

Yoksa, bir maksat aranmaz mı bu ayetlerde?

 Lafzı muhkem yalnız, anlaşılan, Kuran’ın:  

Çünkü kaydında değil hiçbirimiz mananın  

Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;  

Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına.  

İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin,  

Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için. ( Mehmet Akif Ersoy Safahat,s. 153) 

 

 

Sonuç olarak kısaca söylemek gerekirse Ezan Hz. Muhammed zamanında Müslümanlara çağırmak için ihtiyaçtan ortaya çıkan bir metindir. Hiçbir ruhani ve ilahi özelliği yoktur. Bir ibadet değil sadece çağrıdır. Osmanlı zamanında da ezanın ve dinin Türkçeleşmesi tartışılmış, Ali Suavi gibi aydınlar camilerde Türkçe hutbe okumuş, 1885 yılında Şehzadebaşında Türkçe ezan okunmuş, Ziya Gökalp ve Mehmet Akif gibi aydınlar kuranın manasının önemine vurgu yapmış, Meşrutiyet sonrası Türkçe namaza bile teşebbüs edilmiş fakat halkın hazır olmdığı düşünülerek vazgeçilmiş fakat kuranın Türkçesi yayınlanmıştır.

 

 

 

Ezanın Türkçeleşmesi de diğer devrimler gibi Osmanlı zamanında tartışılmış, deneme yapılmış fakat başarılamamıştır. Cumhuriyetin farkı Osmanlı zamanında gerçekleştirilemeyen devrimleri gerçekleştirmiş olmasıdır. Atatürk düşmanları size söylüyorum. Cumhuriyet devrimleri için ‘’dinsizlik’’ Atatürk’e ‘’din düşmanı’’ demeden önce geçmişe, torunu olmakla övündüğünüz Osmanlıya bakın. Eğer sövecekseniz önce Osmanlıya sövün. Bu devrimler dinsizlik ise 600 yıl şeriatla yönetildiğini iddia ettiğiniz Osmanlı da mı dinsizdi yoksa evliya dediğiniz halife ünvanı taşıyan padişahlar mı din düşmanıydı?

 

 

 TIBBIYELİ HİKMET

About these ads

32 thoughts on “Osmanlı zamanında da ezan Türkçe okunmuştu”

  1. Sakın ama sakın yolundan dönme. Vaktim olsa ben de yardım etmek isterdim lakin böyle insanların olması ve çabaladığını bilmek dahi beni rahatlatıyor. Yazdığın her şeyi en ince ayrıntısına kadar takip ediyorum. Eline sağlık diyor ve esenlikler diliyorum.

  2. Verdiğiniz bilgi çok önemli tabii kaynak olarak daha somut kaynaklar olmali,yalniz bu süreçteki mantiginiz çok doğru hicbir devrim sosyolojik olarak altyapisi oluşmadan meydana cikamaz.Osmanlinin en kotu zamanlarında yasamis olan Atatürk bu devrimleri hizlandirmistir ama kaynagini yasadigi canli tarih ve arastirmaci karakteriyle ,vizyon sahibi olmasi ile somut hale gelmiştir.1.Dunya Savasi Belgeselleri de bize destek olur,herkesin izlemesini tavsiye ederim.

    1. Ignaz Kunoş’un verdiği bilgi belki çok sağlam, reddedilemeyecek bir kaynak değil bu konuda haklısın fakat Osmanlı zamanında Türkçe ezanın tartışıldığı bir gerçek. Bu konuda herhangi bir şüphe yok. Toplumlar geliştikçe yeni düşünceler de gelişir. Yeni düşünceler olmadan gelişme olmaz. 19. yüzyıl Osmanlı insanı farklıdır çünkü batıyla tanışıp kaynaştığı yüzyıldır. Özgürlük, hürriyet gibi kavramlarla tanışılmıştır.Bu yüzde herşeyi tartışmıştır. Atatürk’te bu kuşağın bir insanıdır. Devrimlere bu açıdan bakmak gerekir

  3. Öyle bir anlatiyorsunuzki sanki memlekette zamaninda hicbir sey olmamis.Canli sahitler hala yasiyor harf inkilabinin oldugu zamanda baskinlar yapilmis Kurani Kerimler saklanmis Istiklal mahkemelerinde binlerce insan yargilanmadan asilmis sapka inkilabinda sapka giymediklerinden dolayi bir sürü insan idam edilmis,cagdaslik adina moda adina insanlar tesettürden uzaklastirilmis.Lütfen insanlari aptal yerine koymayin ,teknoloji caginda yasiyoruz herkes istedigini istedigi yerden ögreniyor.

    1. O DEDİKLERİNİN HİÇ BİRİ TTK’DA YAZMIYOR VE GÜVENİLİR KAYNAKLAR DEĞİL. NECİP FAZIL’IN YAZDIĞI UYDURMALAR.

    2. Senin gibi dusunen İskilipli hoca ve digerleri ulkeyi İngilizlere verdigi icin asildi. Sende İngilizler olsaydi, Turkce yerine Arapca, Cumhuriyet yerine hilafet olurdu diyecek kadar Vatanseversiniz. Canakkalede ölen binlerce sehidimizin hakkı helal degil sizin gibi durzulere.

  4. bu yazıyı gören adilerin hiç sesleri-solukları çıkmıyor nedense ! hele ki İstanbul’u fetheden Fatih’in şarapçının önde gideni söylendiğinde ise çılgına dönüyorlar :D :D :D kolay mı öyle Bizans’ın en büyük kalesini kafayı bulmadan fethetmek :D :D :D

  5. lailkliği cıkardınız din devlete karısamaz ama devlet dıne karısır devekuşu gibi başınız kumdan cıkmıyor Mustafa kemalin tek faydası vaktıyle bır adam degırmencıymıs herkezin zahiresini calarmıs yakınlardada degırmen olmadıgı ıcın herkes mecburen ona gotururmus neyse bu adam degırmencı hastalanmıs oleceğı anlasılınca bı akrabası yaklasmıs demıskı
    akraba sen galiba vefat edıceksın vakıt yaklastı bu koylu tamamen senın aleyhıne kanusucak Allah aşkına bende senın akraban oldugum ıcın
    mahcup olucam hayatta hıc iyiliğin yokmu onlara karsı senı müdafa edım adam demıs ya sen nedıyosun benım her
    kotulugumun karsısında bır ıyılık var ee ben nıye gormedım ulan düsünmüyormusun kımın ne kadar zahıresını caldıysam donuste esegının yukunu okadar
    hafıfledı yanı m.kemalde namazadan nıyazdan oructan dını mükevvenattan bır kısım isanları kurtardı ama ahırette batırmak suretıyle
    10 kasım borazanları m.kemalın can cekısırken cıkardıgı sesı bastırmasından calındıgınıda bılıyormuydunuz.. yunanlılar ayasofyayı bıze actırmıyorlar mustafa kemalle ılgılı oldugu ıcın acamıyoruz mahlesef neden acaba bu cevabı bılen herseyı anlamıs olur..

      1. kımın ne ıctıgı bellı oluyor osmanlı zamanınsa turkcemı vardı dogrularla gel orda yazılanların hepsı yalan sizin gibi kemallistlerın uydurdugu safsatalar 90 yıllık bırıne ata dıcene 650 yıl Kuranla sünnetle hüküm sürmus Osmanlıya ata de hIC degılse safını bellı edersin..

      2. Tabi canım Osmanlı zamanında Türkçe mi vardı papua yeni ginece konuşuyorduk. Cumhuriyetten sonra Türkçe konuşmaya başladık. Yunus emre biraz hava al gel hadi canım yazımı çürütecek belgen varsa konuş yoksa boşuna görüntü kirliliği yapma

    1. Tıbbıyeli kardeşim arkandayım sonuna kadar. Bunun gibi adamlar ülkeyi fikren bölmeye çalışıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni ileri götüreceğimize hala Osmanlı’nın yeniden geleceği fikirleri… Hangi tarikatta dinlediyse o yazdıklarını da. Türk tarihinin t’sinde geçmeyen şeyleri yazmış. Hangi hacı hoca uydurduysa bir tarafından. Takipteyim yazılarınızı okuyorum Tıbbiyeli kardeşim.

      1. Teşekkür ederim Hülagü han. Bizim en büyük sorunumuz da bu zaten. Dedikoduyu gerçeğin yerine koyup belgesiz tarih yazmak. Bugüne kadar tek bilimsel belgeli bir yazı ortaya koyamayanlar gerçek tarihi anlatmaktan bahsediyor.Bir millete bu kötülüğü düşman bile yapmaz

  6. Hocam şimdi osmanlı zamannında turkçe derken hangi dil kastediliyor türkçe dediğimiz dil hark inklabıyla gelmedimi.

    1. Harf inkilabıyla alfabe değişti. Halk her zaman Türkçe konuşuyordu. Osmanlıca diye konuşulan bir dil yok. Osmanlıca sadece sarayın ve üst düzey kesimin yazı dili. Halk ise şimdiki gibi konuşuyordu. Mesela unus Emrenin şiirleri 700 sene önce yazıldığı halde anlıyorsun değil mi? Ama 100 yıllık Osmanlıca şiiri anlamıyorsun

  7. COK KOMIK OLMUS BE … EZANSIZ BIR NAMAZ??? MUSLUMANLIK DUNYADAKI EN GUCLU SILAHTIR BILENE.1500 YIL ONCE BUGUN YASANACAKLAR ZATEN VAHIY YOLU ILE TEYIT EDILMISKEN SEN NEYIN PESINDESIN.SIKINTI ETME TURKLER 2. KEZ ISLAMIYETLE BIRLIKTE DUNYAYA HUKMEDECEKLER.ISLAMIYET 1500 YILIN 1300 YILI ZATEN DUNYAYA HUKMETMISTIR VE GINE EDECEKTIR.BU SATSAFATALARIDA KENDINCE YOBAZ DIYE NITELENDIRDIGIN INSANLARA ANLATIRKEN SUNUDA EKLEMEYI UNUTMA DAHA 10 YIL ONCE 3. DUNYA ULKESI IDIN.NE ANLAMA GELIYOR ISE??? AYNAYA BAK BENCE ATATURKUN TUM INKILAPLARINI INGILIZLER BIZZAT YAZIP ELINE VERMIS UYGULAMALARIN TAMAMI BITMEDEENDE ISTANBULU TERK ETMEMISLERDIR.HER DEDIKLERI YAPILDIKTAN SONRA ISTANBULDAN CIKMISLARDIR.GUNUMUZDEKI IRAK TA OLDUGU GIBI YANI

    1. Şamanistlerin, Tengristlerin torunları uyanıyor. Kendinize dikkat edin devşirme torunları. Başbuğ Atatürk bizim liderimizdir ve LAF ETTİRMEYİZ! Laf edenin eli kırılır! Bu böyle biline… Ne İngilizin yapması ne şeyi? Kanıtın mı var belgen mi var? Kadir Mısıroğlu ya da Mustafa Armağan dinleyip dinleyip gelme buraya. İngilizler İstanbul’da 1918-23 arası kalmışlar ve Cumhuriyet ilan edilmeden gitmişlerdir. Bundan sonra asıl İnkılaplar başlar. Cahil misin yoksa ek gelir mi sağlıyorsun KASIF?

  8. osmanlı zamanında türkçe vardı diyen salak arkadaşım madem ozaman türkçe vardıda neden atatürke maal edilemye çalışılıyo?? madem öyleydii harf devrimine ne gerek vardı?? ki senin tarihin 700-800 sene ve sen bunun 100 tılını görebiliyo okuyabiliyosun ulan mal senin ecdadını öldürmenin yıkmanın yılbaşını kutluyosun haberin yok gelmiş birde savunmaya çalıştığın konuya bak yok ezan türkçe okundu bla bla bla he ya atatürkü ve silah arkadaşlarını seven bir siz varsınızya anasını öyle ayakta 1 dk. saygı duruşu ile herşey bitiyo demi helal size ya ulan elini açıp dua etmekten acızsın amk haberiniz yok öyle mal mal ayakta dur oooh ne güzelya hatırladık birde karanfil senden iyii kemalisti yok hemde çağdaşı bunu bile size mediniyet olarak kabul ettire biliyolar kayun sürüleri NEYİN DAVASINI YAPIYONUZ HERKESİN YAPTIĞI 100%100 GOĞRU DEĞİLDİR KARDEŞİM BUNA ATATÜRKTE DAHİL KİMSENİNDE ZORUNA GİTMESİN ATATÜRKÜDE KİMSEYE BIRAKACAK DEĞİLİZ HELE SİZİNGİBİLERE HİÇ BIRAKMAYIZ SEN ŞARAP ŞİŞESİ ELİNDE TEŞEKKUR EDERSİN BİZSE NAMAZLARIMIZDA HADİCANIM HADİ YERİM SİZİN LAİKLİK ANLAYIŞINIZI :D MALSINIZ KABUL EDİN :D :D
    ingiliz bir adamın açıklamasından osmanlıda türkçe okundu diyon adam gelmiş istanbula ezanı duymuş anlamını sormuş ve onuda açıklamasında artık hani türkçe diyonuzya anlamı ne ise öyle açıklamış işte bu lan kanıt elbette milletin açıkça anlaması için anlamını maanasını yazılması gerektiğini tartışan adamlara siz çıkıp yok böyle diyolar he kusura bakmayında arkadaşlar ben pek düşüne bildiğinizi zannetmiyorum siz zannediyo olabilirsiniz

  9. Ezanın Türkçe veya bir başka dilde okunması safsatadır…Ezan Arapça okunduğu vakit dünyanın her yeride müslümanlar bunun namaza davet olduğunu anlar…Kur’an-ı Kerim’i Arapça okuyalım ama anlamını da bilelim,öğrenelim…Peygamber efendimiz zamanında Müslümanların başı vardı…Bütün dinlerin bir başkanı var ama Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren İslam Dünyası -Hilafetin kaldırılmasıyla-başsız kalmıştır..Önemli olan İslamı iyi anlamaktır,yaşamaktır..İşin garibi, hiç ibadet bile etmeyenler İslam konusunda ahkam kesmekteler…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s